Sosyal medya TC Kimlik Numarası ile mi Kullanılacak?

Sosyal medya TC Kimlik numarası ile mi kullanılacak sorusu herkesi meraklandırıyor. Geçtiğimiz gün Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk tarafından hazırlandığı açıklanan kanun teklifi ile birlikte sosyal medya hesapları kişilerin TC kimlik numaralarına bağlanması teklif ediliyor.

 

Ülkemizin de etkisi altında bulunduğu salgın sürecinde internet ve sosyal medya kullanımları normale oranla çok daha arttı. Bu süreçte gerek koronavirüsle alakalı gerekse diğer gündem konularıyla alakalı gerçeği yansıtmayan bir çok haber sosyal medyada yayıldı. Hatta yakın zamanda Whatsapp üzerinden gerçekleştirilen yazışmaların devlet tarafından denetleneceği iddiası da bunlardan birisiydi. Özellikle sahte hesaplar üzerinden yapılan paylaşımlarla bilgi kirliliği oluşturan haberler sonucu toplumu paniğe sevk eden sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Sosyal medyanın bu yönüyle alakalı sorunlara çözüm bulmak amacıyla Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk tarafından bir kanun teklifi sunuldu. Sunulan teklif ile 5651 sayılı internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanununda bir takım değişiklikler öngörülüyor.

Sosyal Medya TC Kimlik Numarası ile mi kullanılacak ?
Sosyal Medya TC Kimlik Numarası ile mi kullanılacak ?

Son senelerde özellikle sosyal medya platformlarında dolaşan yalan haberler ve sahte hesaplar sebebiyle internet kullanıcılarının mağduriyet yaşadığı ve bunların yapılacak değişiklikler ile giderilmesi öngörüldüğü belirtiliyor. Ayrıca yine sosyal medyanın terör örgütleri ve yandaşları tarafından kara propaganda aracı olarak kullanılarak algı oluşturulmaya çalışıldığı ifade ediliyor. Kişilerin anonim hesap açmalarının önüne geçilerek bu durumların önlenebileceği teklif edilen değişikliklerin gerekçesinde yer alıyor. Teklifte yer alan değişiklikler ise şöyle;

Sosyal Medya Şirketlerine Türkiye’de Temsilci Zorunluluğu

Yasa değişikliği teklifi ile ilgili olarak 5651 sayılı kanunda yapılacak değişikliklerden ilki belli bir ziyaretçi sınırını aşan yurtiçi ve yurtdışı sosyal ağ sağlayıcılara Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğunun getirilmesi. Teklif ile günlük erişimi beş yüz binden fazla olan yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıların bu zorunluluğa tabi olacağı belirtiliyor. Günlük erişimi beş yüz binden fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları zaten ülkemizde sıklıkla kullanılan Facebook, Twitter, Instagram, Youtube, Linkedin, Tik-Tok, Pinterest gibi sosyal mecralar. Bu düzenleme ile birlikte bu mecraların ülkemizde bir temsilci belirleme yükümlülükleri getiriliyor.

Sosyal ağ sağlayıcıları temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğüne uymazlar ise ne olacak?

Bu durumda öncelikle BTK tarafından bu şartları sağlayan sosyal ağ sağlayıcılarına bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 20 gün içerisinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin %50 oranında daraltılması yaptırımı uygulanmak üzere BTK tarafından Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilecek.

İlk yaptırım olan internet trafik bant genişliğinin %50 oranında azaltılmasından 20 gün içerisinde sosyal ağ sağlayıcı eğer bu yükümlülüğünü yine yerine getirmez ise bu sefer sosyal ağ sağlayıcının internet trafiğinin Türkiye’de tamamen durdurulması için BTK tarafından Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilecek. Sulh Ceza Hakimliğinin verdiği kararların uygulaması bildirimden itibaren derhâl ve en geç üç saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bu kararların uygulanmasından sonra sosyal ağ sağlayıcı yükümlülüğünü yerine getirirse Sulh Ceza Hakimliği kararı kendiliğinden hükümsüz hale gelecek.

Mevcut uygulamada sosyal medyada yer alan hukuka aykırı içeriğin kaldırılması veya içeriğe erişimin engellenmesi veya kullanıcı bilgilerinin alınması hususunda içerik veya yer sağlayıcılar bakımından yetkili bir muhatap bulamamak ya da çok geç bulmak, adli istinabe yollarına başvurmak süreci oldukça yavaşlatmakta veya zora sokmaktadır. Sosyal ağ sağlayıcılara yaptırım olarak Bant Genişliği Daraltma (Bandwidth Throttling) yöntemi ile ağ trafiğini düzenleyerek yaptırım uygulanan sosyal ağ sağlayıcısının trafiğine erişim daraltılacak veya duruma göre engellenecektir.

Sosyal Medya Kullanımına TC Kimlik Numarası Zorunluluğu

Teklifte yer alan son değişiklik ise sosyal medya kullanımına TC kimlik numarası zorunluluğu getiren değişikliktir. Teklif ile sosyal ağ sağlayıcılarının verdikleri hizmetleri kullanmak isteyen kullanıcılardan TC kimlik numarasını talep etme zorunluluğu düzenlenmektedir. Sosyal ağ sağlayıcıları Türkiye’de vermiş oldukları hizmetlerde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ile eşleştirilmemiş hiçbir hesabı bulunduramayacaklardır. Yani sahte hesap kullandıramayacaklardır. Kanun yürürlüğe girdiği tarihte geçerli Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ile eşleşmeyen tüm hesaplar kapatılacaktır.

Sosyal medya TC Kimlik numarası ile mi kullanılacak?

Sosyal medya kullanımına TC kimlik numarası zorunluluğuna uymayan sosyal ağ sağlayıcılarına beş yüz bin Türk Lirasından beş milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulanacaktır.

Sosyal Medyada İçerik Kaldırma Başvurularına Cevap Verme ve Kuruma Bildirim Yükümlülüğü

Teklifte yer alan diğer bir düzenleme ile birlikte yine Türkiye’de temsilcilik açarak, temsilci veya temsilciler görevlendiren sosyal ağ sağlayıcılarına içerik kaldırmaya ilişkin başvuruları yanıtlama yükümlülüğü getirilecektir.

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler, kurum ve kuruluşlar, özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler; aynı şekilde bu yükümlülük kapsamında bulunan sosyal ağ sağlayıcılarına başvurabileceklerdir. Sosyal ağ sağlayıcıları kişilerin yapacakları bu başvurulara başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde cevap vermekle yükümlü hale getirilmesi planlanmaktadır. Firmalar bu yükümlülüğe uymamaları durumunda yüz elli bin Türk lirasından bir milyon beş yüz bin Türk lirasına kadar BTK başkanı tarafından idari para cezası uygulanabilecektir.

Kişilik hakları ihlal edilen veya özel hayatın gizliliği ihlal edilen kişiler düzenlendiği üzere sosyal ağ sağlayıcıya başvurmakla beraber hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen 16 saat içinde içeriği çıkarmayan veya içeriğe erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumlu olacaktır.

Ayrıca yükümlülük kapsamındaki sosyal ağ sağlayıcılar, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve kişilik hakkı ile özel hayatın gizliliği sebebiyle kişiler tarafından başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren raporları üç aylık dönemlerle BTK’ya bildirmekle sorumlu olacaktır. Eğer bu bildirim yükümlülüğüne uyulmaz ise bir milyon Türk lirasından beş milyon Türk lirasına kadar BTK Başkanı tarafından idari para cezası uygulanabilecektir.

Teklifte yer alan değişiklikler uygulanabilir mi?

Teklifte yer alan değişiklikler sosyal medya devlerine birçok yasal zorunluluk getiriyor ancak burada değerlendirilmesi gereken husus bunların uygulanabilirliği noktasında oluyor. Sosyal medya kullanımına TC kimlik numarası zorunluluğu birçok açıdan uygulanamaz bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor. Öncelikle her kayıt olan kişinin kendine ait bir kimlik numarası ile kayıt olduğunun tespiti nasıl yapılacak ? Çok değil yaklaşık 1 yıl önce ülkemizdeki 50 milyon kişinin kimlik bilgileri çalındı.[1] Bu kimlik bilgileri internet üzerinden satışa çıkarıldı. Yani başkasının kimlik numarası kullanılarak bir sosyal medya hesabı açmak böyle bir ortamda oldukça kolay olacaktır. Ya da kişi VPN kullanarak başka bir ülkeden hesap açıp yine hukuka aykırı eylemleri gerçekleştirebilir yani kanunu dolanabilir.

Diğer bir husus ise hesap sahibi – hesabı kullanan gerçek kişi ilişkisi. Kimlik doğrulama sistemi ile hesabı açan kişinin şifresi ele geçirilerek veya çeşitli farklı yollar ile hesabına girilip suça konu bir eylem gerçekleştirilmişse ne olacak ? Bu düzenleme sonucunda doğal olarak hesap sahibi yargılamaya konu edilecek. Ya da vefat etmiş kişiler adına açılmış bir sosyal medya hesabını kullanıp hukuka aykırı eylemler gerçekleştirilebilir olacak.

Asıl sorun ise biz her ne kadar bu düzenlemeyi yapsak da buna uyacak sosyal medya şirketinin olmayacak olması. Çünkü Instagram ve Twitter’ın kullanıcı politikaları gereği Facebook’tan farklı olarak illaki hesabınızda gerçek adınızı kullanmanızı istememektedir. Yani anonim bir şekilde bu sosyal medya mecralarını kullanabilirsiniz. Nitekim sosyal medyada anonim olmak da bir özgürlüktür. Hal böyleyken sosyal medya şirketleri ülkemizde böyle bir düzenlemeye uymak isterlerse kullanıcı politikalarını değiştirmeleri gerekecektir. Bu uluslararası şirketlerin Türkiye’deki faaliyetlerine yönelik yıllardır sürdürdükleri kullanıcı politikalarını değiştireceklerini düşünmüyorum.

Kişisel verilerin korunması bakımından yaşanabilecek sorunları da ele alalım. Bilindiği üzere 7 Nisan 2016 tarihinden itibaren 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bu kanun kapsamında kişisel verilerin yurtdışına aktarılması hususunda kişinin hukuka uygun bir veri işleme şartı bulunması halinde yeterli koruma mevcut ise veri aktarımı gerçekleştirilebilecektir. Sosyal Medya şirketlerinin merkezleri her ne kadar Amerika’da bulunuyor olsa da veriler CDN olarak adlandırılan içerik dağıtım ağı kullanılarak dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan sunucularda dağınıktır. Yani siz bir sosyal medya sitesine yüklediğiniz veri aslında birçok ülkedeki sunucuya dağıtılmaktadır. Hal böyle olunca kişisel verilerin korunması kanununun bu düzenlemede uygulanabilirliği noktasında sorunlar meydana çıkmaktadır. Sosyal ağ sağlayıcının sunucularının bulunduğu tüm ülkelerin kurumun halen yayınlamadığı yeterli koruma ülkeleri listesinde yer alması gerekecek aksi halde bunun için kullanıcılardan açık rıza alınması gerekecektir. Kullanıcı bu duruma açık rıza göstermediğinde ise sosyal ağ sağlayıcı tarafından hukuka aykırı veri aktarımı gerçekleştirilmiş olacaktır.

Teklifte yer alan sosyal medya şirketlerine Türkiye’de yasal temsilci bulundurma zorunluluğu hususu ise güncel durumda yaşanan yargılama sorunlarını aşmak adına olması gerektiğini düşündüğüm bir düzenleme. Çünkü sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda sosyal adli istinabe yolları süreci sonuca ulaştırmamaktadır. Erişim engelleri ise teknik kısıtlılıklar sebebiyle uygulama bulamamaktadır. Hal böyle olunca suça konu bir sosyal medya eylemi karşısında yaşanan olumsuz sürece güncel hukuk mevzuatımız çözüm bulamadığından hızlı çözüm yolları üretmek ve uygulamak adına sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’de yasal temsilci zorunluluklarının olması gerektiği düşüncesindeyim.

Sonuç olarak teklifte birçok açıdan pratikte uygulaması mümkün olmayan düzenlemeler yer almaktadır. Teklifte yer alan TC kimlik numaraları ile sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme ise ölçülülükle bağdaşmayan ve kişinin internette anonim olma özgürlüğünü kısıtlayan bir düzenlemedir. Ayrıca teklif hazırlanırken herhangi bir teknik bilene danışılmadığı açıktır. Sosyal medya kullanımına ilişkin teklif gerekçesinde yaşanılan sorunların daha global ölçekli olarak çözülmesi gerektiği kanaatindeyim.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir